Mumtaz Er Turkone eBooks
eBooks di Mumtaz Er Turkone di Formato Epub
Türküm vicdanliyim. E-book. Formato EPUB Mümtaz'er Türköne - Ufuk Kitap, 2012 -
Insani bu hayatta var kilan ötekine karsi olarak gösterdigi vicdan refleksinin var olmasidir. Vicdan insani olanin yüce tarafidir. Dünyanin yasanabilir olmasi için her daim vicdan mekanizmasi insan hayatinin içinde olmadir. O zaman ancak hayatta bütün toplumlar için daha yasanabilir imkan sunacaktir insanoglunu. Mümtaz'er Türköne bu çalismada, Anadolu irfaninin temsilcilerinde vicdani olanin izlerini sürmeye çalisti. Anadolu insanda her daim var olagelen siyasi hesaplar gütmeden, bir çikar gözetmeden adaleti iyilik üzerine organize edip, insani aziz tutma geleneginin köklerini muhafazakar aydinlarimizin dimaglarinda nasil sekillendiginin izdüsümlerini sürmeye çalisti. Kürt sorunun çözülebilmesi için insanin vicdandan kaynaklanan adalet duygusunun ön planda olmasinin öneminin çok büyük oldugu bu dönemde , Türköne kimi zaman kiskirtici, kimi zaman anlamaya çalisan, kimi zaman öz elestiriye varan sorulariyla bizleri sasirtmaktadir. Türköne'nin sorularinda kendi serencaminin izleri de sürebilmemiz mümkündür. Kendileriyle bir dönem ayni mücadeleyi verdigi dostlariyla sanki bir öz elestiri anaforuna yolculuk etmektedir. Bu yolculukta, röportaj yaptigi aydinlarin Kürt sorunuyla ilk karsilasmalari, pismanliklari, tarihi tecrübeleri ve gelecege dair ön görülerini bütünüyle okuyucunun önüne konmaktadir. Bu kitap, ayni zamanda Kürtlerinin istirabina ortak olan Anadolu vicdanin anlasilmasi için okunmasi gereken kiskirtici bir manifesto niteligi tasimaktadir. Yüreklerin onarilmasi için gür bir çiglik özelligi tasiyan bir kitabi tarihin tam ortasina firlatiyor Türköne. Ve tam buradan bizlere diyor ki, Kürt sorununu ne kadar kalbinizle düsündünüz? Bu soru aslinda Türkiye toplumu için çok önemli bir sorudur. Anadolu vicdani her daim adalet üzere var olmustur. Iste bu soru bu vicdanin ne kadar gerçekçi oldugunu düsünmemizi saglayacak çeliskileri içinde barindirmaktadir. Bu kitap aslinda bizlere ön yargilarimizdan kurtularak aklimizi özgürlestirme çagrisini yaparak tarihsel metin olma özelligini de bünyesinde tasimaktadir. Kürtleri anlama aklimiz, yillarca Tv ekranlarindan ve gazete köselerinde yazan birkaç yazarin bakis açisina esir edilmisti. Hep daim birlikte yasadigimiz insanlari kitle iletisim araçlarinin diliyle anliyorduk. Bu sorunun temelinde yatan sebep aslinda bu araci dildi. Bugün,Anadolu insanin, araci dillerin etkisinden kurtulup, Kürt sorununa tekrar bakmasi gerekmektedir. Türköne, röportaj yaptigi aydinlari tanimlarken: "Kürt olmayan ve bilhassa Türk olanlarla konustum. Konustuklarimin hepsi saygin ve temsil yetenegi olan kanaat önderleri. Dindarlar ve milliyetçiler. Aralarinda Mustafa Islamoglu gibi günümüzün önde gelen Islâm alimlerinden biri de var. Nevzat Kösoglu gibi, Türk milliyetçiligi fikrinin yasayan en büyük otoritesi de. Sadece ulusalcilari bu kitaba dahil etmedim. Her biri son derece önemli ve temsil edici önderler. Iddia ediyorum ki bu kitapta yer alan kisiler Türkiye'de Islâm'i bir hayat biçimi olarak benimseyenleri de, milliyetçileri de temsil ediyor. Kürtler, "farkli mesreplerde Türkler, bizim hakkimizda ne düsünüyorlar?" sorusuna bu kitapta "samimi' cevaplar bulabilirler" diyerek Türk okuyucusunu bu konu etrafinda tekrar düsünmeye çagiriyor.